Konuya göre İngilizce kelimeleri
İngilizce dilinde hayvanlar hakkında konuşmak için kullanılan 40 yaygın kelimeden oluşan bu listede her kelime için IPA gösterimi, seslendirme, çeviri ve örnek cümle bulunur. Dinlemek için istediğiniz kelimeyi oynatın, quizde kendinizi test edin ve listeyi Anki veya Quizlet için indirin.
İngilizce dilinde hayvanlar: dog, cat, rabbit, hamster, parrot, horse, cow. Aşağıdaki tabloda IPA gösterimi, seslendirme, çeviri ve örnek cümleyle birlikte 40 kelimenin tamamı yer alır. 10 soruluk quiz, hatırladıklarınızı kontrol eder. Listeyi elektronik tablo, Quizlet veya Anki için indirebilirsiniz.
| Kelime | Çeviri | Örnek |
|---|---|---|
| dog /dɑːɡ/ | köpek | The dog sleeps beside my chair. Köpek sandalyemin yanında uyuyor. |
| cat /kæt/ | kedi | Our cat likes warm milk. Kedimiz ılık sütü seviyor. |
| rabbit /ɹæbɪt/ | tavşan | The rabbit eats a fresh carrot. Tavşan taze bir havuç yiyor. |
| hamster /hæmstɚ/ | hamster | Her hamster runs in its wheel. Onun hamsterı çarkında koşuyor. |
| parrot /pæɹət/ | papağan | The parrot says a few words. Papağan birkaç kelime söylüyor. |
| horse /hɔːɹs/ | at | The horse drinks water after work. At çalıştıktan sonra su içiyor. |
| cow /kaʊ/ | inek | That cow gives fresh milk. O inek taze süt veriyor. |
| pig /pɪɡ/ | domuz | The pig eats apples in the yard. Domuz bahçede elma yiyor. |
| sheep /ʃiːp/ | koyun | The sheep are near the fence. Koyunlar çitin yanında. |
| goat /ɡoʊt/ | keçi | A goat is eating green leaves. Bir keçi yeşil yapraklar yiyor. |
| duck /dʌk/ | ördek | The duck swims on the pond. Ördek gölette yüzüyor. |
| hen /hɛn/ | tavuk | The hen lays an egg each morning. Tavuk her sabah bir yumurta yumurtluyor. |
| lion /laɪən/ | aslan | The lion rests under a tree. Aslan bir ağacın altında dinleniyor. |
| tiger /taɪɡɚ/ | kaplan | The tiger has bright orange fur. Kaplanın parlak turuncu kürkü var. |
| elephant /ɛlɪfənt/ | fil | The elephant drinks water with its trunk. Fil hortumuyla su içiyor. |
| giraffe /dʒᵻɹæf/ | zürafa | The giraffe eats leaves from tall trees. Zürafa uzun ağaçlardan yaprak yiyor. |
| monkey /mʌŋki/ | maymun | The monkey holds a yellow banana. Maymun sarı bir muzu tutuyor. |
| bear /bɛɹ/ | ayı | The bear catches fish in the river. Ayı nehirde balık yakalıyor. |
| wolf /wʊlf/ | kurt | The wolf lives with its pack. Kurt sürüsüyle yaşıyor. |
| fox /fɑːks/ | tilki | The fox walks quietly through the forest. Tilki ormanın içinden sessizce yürüyor. |
| deer /dɪɹ/ | geyik | The deer eats grass near the road. Geyik yolun yakınında ot yiyor. |
| zebra /ziːbɹə/ | zebra | The zebra has black and white stripes. Zebranın siyah ve beyaz çizgileri var. |
| kangaroo /kæŋɡɐɹuː/ | kanguru | The kangaroo carries its baby. Kanguru yavrusunu taşıyor. |
| snake /sneɪk/ | yılan | The snake lies on a warm rock. Yılan sıcak bir kayanın üzerinde yatıyor. |
| frog /fɹɑːɡ/ | kurbağa | The frog jumps onto a green leaf. Kurbağa yeşil bir yaprağın üzerine atlıyor. |
| mouse /maʊs/ | fare | The mouse hides under the table. Fare masanın altında saklanıyor. |
| eagle /iːɡəl/ | kartal | The eagle flies above the mountains. Kartal dağların üzerinde uçuyor. |
| owl /aʊl/ | baykuş | The owl hunts at night. Baykuş geceleri avlanıyor. |
| pigeon /pɪdʒən/ | güvercin | A pigeon sits on the roof. Bir güvercin çatının üzerinde oturuyor. |
| bee /biː/ | arı | The bee visits a yellow flower. Arı sarı bir çiçeği ziyaret ediyor. |
| butterfly /bʌɾɚflaɪ/ | kelebek | A butterfly lands on my hand. Bir kelebek elime konuyor. |
| ant /ænt/ | karınca | The ant carries a small crumb. Karınca küçük bir kırıntı taşıyor. |
| spider /spaɪdɚ/ | örümcek | A spider builds a web outside. Bir örümcek dışarıda ağ örüyor. |
| mosquito /məskiːɾoʊ/ | sivrisinek | A mosquito bites my arm. Bir sivrisinek kolumu ısırıyor. |
| dolphin /dɑːlfɪn/ | yunus | The dolphin swims beside the boat. Yunus teknenin yanında yüzüyor. |
| whale /weɪl/ | balina | The whale comes up for air. Balina nefes almak için suyun üzerine çıkıyor. |
| shark /ʃɑːɹk/ | köpek balığı | The shark swims below the boat. Köpek balığı teknenin altında yüzüyor. |
| octopus /ɑːktəpəs/ | ahtapot | The octopus has eight long arms. Ahtapotun sekiz uzun kolu var. |
| turtle /tɜːɾəl/ | kaplumbağa | The turtle moves slowly across the sand. Kaplumbağa kumun üzerinde yavaşça ilerliyor. |
| squirrel /skwɜːl/ | sincap | The squirrel hides nuts under leaves. Sincap yaprakların altında yemiş saklıyor. |
Bu sayfadaki listede 40 kelime bulunur. İlk kelimeler şunlardır: dog (köpek), cat (kedi), rabbit (tavşan). Her kelime için IPA gösterimi, seslendirme, çeviri ve örnek cümle verilir.
Bu sayfadaki quizde kendinizi test edin, ardından listeyi Anki veya Quizlet için indirip her gün birkaç kelimeyi gözden geçirin. Lingo7'de İngilizce dilinde kitapları her cümlenin altında çeviriyle okuyabilir ve aynı kelimelerle bağlam içinde karşılaşabilirsiniz.
Dinlemek için bir kelimenin veya örnek cümlenin yanındaki oynat düğmesine basın. Her kelimenin altındaki IPA gösterimi sesleri de gösterir: dog, /dɑːɡ/ şeklinde telaffuz edilir.