Konuya göre İngilizce kelimeleri
İngilizce dilinde meyveler hakkında konuşmak için kullanılan 26 yaygın kelimeden oluşan bu listede her kelime için IPA gösterimi, seslendirme, çeviri ve örnek cümle bulunur. Dinlemek için istediğiniz kelimeyi oynatın, quizde kendinizi test edin ve listeyi Anki veya Quizlet için indirin.
İngilizce dilinde meyveler: apple, banana, pear, grape, strawberry, cherry, peach. Aşağıdaki tabloda IPA gösterimi, seslendirme, çeviri ve örnek cümleyle birlikte 26 kelimenin tamamı yer alır. 10 soruluk quiz, hatırladıklarınızı kontrol eder. Listeyi elektronik tablo, Quizlet veya Anki için indirebilirsiniz.
| Kelime | Çeviri | Örnek |
|---|---|---|
| apple /æpəl/ | elma | I eat an apple after school. Okuldan sonra bir elma yerim. |
| banana /bɐnænə/ | muz | She puts a banana in her lunch. Öğle yemeğine bir muz koyar. |
| pear /pɛɹ/ | armut | This pear is sweet and soft. Bu armut tatlı ve yumuşak. |
| grape /ɡɹeɪp/ | üzüm | He washed one grape before eating it. Yemeden önce bir üzümü yıkadı. |
| strawberry /stɹɔːbɛɹi/ | çilek | The strawberry is red and fresh. Çilek kırmızı ve taze. |
| cherry /tʃɛɹi/ | kiraz | She puts a cherry on the cake. Pastanın üzerine bir kiraz koyar. |
| peach /piːtʃ/ | şeftali | I cut the peach into small pieces. Şeftaliyi küçük parçalara böldüm. |
| plum /plʌm/ | erik | This plum is sweet and juicy. Bu erik tatlı ve suludur. |
| lemon /lɛmən/ | limon | He adds lemon to his tea. Çayına limon ekler. |
| lime /laɪm/ | misket limonu | She squeezes a lime into the water. Bir misket limonunu suya sıkar. |
| watermelon /wɔːɾɚmɛlən/ | karpuz | We eat watermelon on a hot day. Sıcak bir günde karpuz yeriz. |
| melon /mɛlən/ | kavun | The melon is ready to eat. Kavun yenmeye hazır. |
| pineapple /paɪnæpəl/ | ananas | They share a pineapple after dinner. Akşam yemeğinden sonra bir ananası paylaşırlar. |
| mango /mæŋɡoʊ/ | mango | I cut a mango for breakfast. Kahvaltı için bir mangoyu keserim. |
| kiwi /kiːwiː/ | kivi | The kiwi is green on the inside. Kivinin içi yeşildir. |
| apricot /eɪpɹɪkɑːt/ | kayısı | She eats an apricot with breakfast. Kahvaltıda bir kayısı yer. |
| raspberry /ɹæsbɛɹi/ | ahududu | He adds a raspberry to the yogurt. Yoğurda bir ahududu ekler. |
| blueberry /bluːbɛɹi/ | yaban mersini | I put a blueberry on each pancake. Her pankekin üzerine bir yaban mersini koyarım. |
| coconut /koʊkənʌt/ | Hindistan cevizi | They drink coconut water after exercise. Egzersizden sonra Hindistan cevizi suyu içerler. |
| pomegranate /pɑːmɪɡɹæneɪt/ | nar | She opens a pomegranate at the table. Masada bir nar açar. |
| fig /fɪɡ/ | incir | He eats a fresh fig with cheese. Peynirle birlikte taze bir incir yer. |
| avocado /ævəkɑːdoʊ/ | avokado | I spread avocado on my toast. Tost ekmeğimin üzerine avokado sürerim. |
| orange /ɔɹɪndʒ/ | portakal | She peels an orange for her brother. Kardeşi için bir portakal soyar. |
| tangerine /tændʒɚɹiːn/ | mandalina | He takes a tangerine to work. İşe bir mandalina götürür. |
| grapefruit /ɡɹeɪpfɹuːt/ | greyfurt | I eat half a grapefruit for breakfast. Kahvaltıda yarım greyfurt yerim. |
| blackberry /blækbɛɹi/ | böğürtlen | The blackberry is dark and sweet. Böğürtlen koyu renkli ve tatlı. |
Bu sayfadaki listede 26 kelime bulunur. İlk kelimeler şunlardır: apple (elma), banana (muz), pear (armut). Her kelime için IPA gösterimi, seslendirme, çeviri ve örnek cümle verilir.
Bu sayfadaki quizde kendinizi test edin, ardından listeyi Anki veya Quizlet için indirip her gün birkaç kelimeyi gözden geçirin. Lingo7'de İngilizce dilinde kitapları her cümlenin altında çeviriyle okuyabilir ve aynı kelimelerle bağlam içinde karşılaşabilirsiniz.
Dinlemek için bir kelimenin veya örnek cümlenin yanındaki oynat düğmesine basın. Her kelimenin altındaki IPA gösterimi sesleri de gösterir: apple, /æpəl/ şeklinde telaffuz edilir.