Konuya göre İngilizce kelimeleri
İngilizce dilinde duygular hakkında konuşmak için kullanılan 30 yaygın kelimeden oluşan bu listede her kelime için IPA gösterimi, seslendirme, çeviri ve örnek cümle bulunur. Dinlemek için istediğiniz kelimeyi oynatın, quizde kendinizi test edin ve listeyi Anki veya Quizlet için indirin.
İngilizce dilinde duygular: happy, sad, angry, afraid, surprised, tired, bored. Aşağıdaki tabloda IPA gösterimi, seslendirme, çeviri ve örnek cümleyle birlikte 30 kelimenin tamamı yer alır. 10 soruluk quiz, hatırladıklarınızı kontrol eder. Listeyi elektronik tablo, Quizlet veya Anki için indirebilirsiniz.
| Kelime | Çeviri | Örnek |
|---|---|---|
| happy /hæpi/ | mutlu | I feel happy when my family visits. Ailem ziyaret ettiğinde kendimi mutlu hissederim. |
| sad /sæd/ | üzgün | She feels sad after her friend leaves. Arkadaşı gittikten sonra kendini üzgün hisseder. |
| angry /æŋɡɹi/ | kızgın | He feels angry when people lie. İnsanlar yalan söylediğinde kendini kızgın hisseder. |
| afraid /ɐfɹeɪd/ | korkmuş | The child is afraid of the dark. Çocuk karanlıktan korkar. |
| surprised /sɚpɹaɪzd/ | şaşırmış | We were surprised by the birthday cake. Doğum günü pastası karşısında şaşırdık. |
| tired /taɪɚd/ | yorgun | I feel tired after a long day. Uzun bir günün ardından kendimi yorgun hissederim. |
| bored /bɔːɹd/ | sıkılmış | The children feel bored during the long meeting. Çocuklar uzun toplantı sırasında sıkılırlar. |
| excited /ɛksaɪɾᵻd/ | heyecanlı | She feels excited about her new school. Yeni okulu için heyecanlı hissediyor. |
| nervous /nɜːvəs/ | gergin | I feel nervous before my first test. İlk sınavımdan önce kendimi gergin hissederim. |
| calm /kɑːm/ | sakin | He feels calm after a quiet walk. Sessiz bir yürüyüşten sonra kendini sakin hisseder. |
| worried /wʌɹid/ | endişeli | My parents feel worried about my health. Ebeveynlerim sağlığım konusunda endişeli hissediyorlar. |
| proud /pɹaʊd/ | gururlu | She feels proud of her good work. İyi çalışmasıyla gurur duyuyor. |
| ashamed /ɐʃeɪmd/ | utanmış | He feels ashamed after hurting his friend. Arkadaşını incittikten sonra utanıyor. |
| jealous /dʒɛləs/ | kıskanç | The boy feels jealous of his sister. Çocuk kız kardeşini kıskanıyor. |
| lonely /loʊnli/ | yalnız | She feels lonely when her friends are away. Arkadaşları uzaktayken kendini yalnız hisseder. |
| embarrassed /ɛmbæɹəst/ | mahcup | I felt embarrassed after forgetting his name. Onun adını unuttuktan sonra mahcup oldum. |
| confused /kənfjuːzd/ | kafası karışmış | The student feels confused by the question. Öğrencinin soru karşısında kafası karışıyor. |
| disappointed /dɪsɐpɔɪntᵻd/ | hayal kırıklığına uğramış | We feel disappointed when plans change. Planlar değiştiğinde hayal kırıklığına uğrarız. |
| grateful /ɡɹeɪtfəl/ | minnettar | I feel grateful for your kind help. Nazik yardımın için minnettarım. |
| hopeful /hoʊpfəl/ | umutlu | They feel hopeful about the future. Gelecek hakkında umutlu hissediyorlar. |
| relaxed /ɹᵻlækst/ | rahatlamış | She feels relaxed after a warm bath. Sıcak bir banyodan sonra kendini rahatlamış hissediyor. |
| stressed /stɹɛst/ | stresli | He feels stressed before important exams. Önemli sınavlardan önce kendini stresli hisseder. |
| shy /ʃaɪ/ | utangaç | The shy girl feels nervous with new people. Utangaç kız yeni insanların yanında gergin hisseder. |
| upset /ʌpsɛt/ | üzgün | I feel upset when my dog is sick. Köpeğim hasta olduğunda kendimi üzgün hissederim. |
| annoyed /ɐnɔɪd/ | sinirlenmiş | She feels annoyed by the loud music. Yüksek sesli müzikten rahatsız oluyor. |
| curious /kjʊɹɹiəs/ | meraklı | The child feels curious about the new toy. Çocuk yeni oyuncağı merak ediyor. |
| confident /kɑːnfɪdənt/ | kendine güvenen | He feels confident before the interview. Mülakattan önce kendine güveniyor. |
| satisfied /sæɾɪsfaɪd/ | memnun | We feel satisfied after finishing the project. Projeyi bitirdikten sonra kendimizi memnun hissederiz. |
| guilty /ɡɪlti/ | suçlu | She feels guilty about breaking the cup. Bardağı kırdığı için kendini suçlu hissediyor. |
| homesick /hoʊmsɪk/ | memleket hasreti çeken | He feels homesick during his first week abroad. Yurt dışındaki ilk haftasında memleket hasreti çekiyor. |
Bu sayfadaki listede 30 kelime bulunur. İlk kelimeler şunlardır: happy (mutlu), sad (üzgün), angry (kızgın). Her kelime için IPA gösterimi, seslendirme, çeviri ve örnek cümle verilir.
Bu sayfadaki quizde kendinizi test edin, ardından listeyi Anki veya Quizlet için indirip her gün birkaç kelimeyi gözden geçirin. Lingo7'de İngilizce dilinde kitapları her cümlenin altında çeviriyle okuyabilir ve aynı kelimelerle bağlam içinde karşılaşabilirsiniz.
Dinlemek için bir kelimenin veya örnek cümlenin yanındaki oynat düğmesine basın. Her kelimenin altındaki IPA gösterimi sesleri de gösterir: happy, /hæpi/ şeklinde telaffuz edilir.